31 Temmuz 2011 Pazar

SONSUZ MUTSUZLUK MU?


Yüce Allah; insanları yaratmış, onlara Kendi dinini tebliğ eden mübarek elçiler ve Hak kitaplar göndermiştir. İnsanlar bu vesileyle her devirde, sonsuz rahmet ve merhamet sahibi Yüce Rabbimiz'in varlığına ve birliğine iman etmeye çağrılmaktadırlar. 


Dünya üzerindeki herkes, her an Allah'ın koruyuculuğuna, rahmetine muhtaçtır. Aciz olarak yaratılan insan; soluk alıp vermesinden ayakta durmasına, beslenmesinden konuşmasına kadar her an ihtiyaç içindedir. Ayrıca Yüce Allah'ın "Ben, cinleri ve insanları yalnızca Bana ibadet etsinler diye yarattım." (Zariyat Suresi, 56) ayetiyle bildirdiği üzere, insan yalnızca Allah'a kul olması için yaratılmıştır. Yaratılış amacını kabul etmediğinde ise, bunun karşılığını ahirette görecektir. Yüce Rabbimiz'in şanını gerektiği gibi tanıyıp takdir etmeyip böbürlenenlerin göreceği karşılık, cehennemde yaşanacak sonsuz bir azaptır. Allah, Kuran'da şöyle buyurmaktadır: ... Doğrusu Bana ibadet etmekten büyüklenen (müstekbir)ler; cehenneme boyun bükmüş kimseler olarak gireceklerdir. (Mümin Suresi, 60) Ayette bildirilen bu açık gerçeğe karşın, insanların çok büyük bir bölümü bir tür oyalanma içindedirler. Kendilerini dünya hayatının aldatıcı süslerine ve sözde önemli uğraşılarına kaptırarak, ahiret hayatları için çaba harcamak yerine zaman kaybetmeyi tercih ederler. Sürekli düşünmeleri ve önem vermeleri gereken tek konu bu olmalıyken; önemsiz bir konu için aylarca, yıllarca hiç durmadan çalışabilirler. Kuran'da, gaflet halindeki bu çoğunluk şöyle bildirilmektedir: İnsanları sorgulama (zamanı) yaklaştı, kendileri ise gaflet içinde yüz çeviriyorlar. Rablerinden kendilerine yeni bir hatırlatma gelmeyiversin, bunu mutlaka oyun konusu yaparak dinliyorlar. Onların kalpleri tutkuyla oyalanmadadır... (Enbiya Suresi, 1-3)